Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Halil İbrahim KÜPLÜ etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

The Prisoner (2009) #1: "Burası Neresi? Başka Yer Yok!" — İnşa Edilen Gerçeklik vs. Unutulan Hakikat

The Prisoner (2009) • Bölüm #1 "Burası Neresi? Başka Yer Yok!" — İnşa Edilen Gerçeklik vs. Unutulan Hakikat Sonsuz bir çölün ortasında, kızgın kumların üzerinde aniden gözlerinizi açtığınızı hayal edin. Kim olduğunuzu tam hatırlamıyorsunuz, zihninizde kırık cam parçaları gibi New York caddelerinin, metro seslerinin ve gökdelenlerin soluk imgeleri uçuşuyor. Kum tepelerini aşıp hayatta kalma güdüsüyle ilerlerken, hiçliğin ortasında pastel renkli villaları, kusursuz caddeleri, retro-fütüristik arabaları ve tebessüm eden insanlarıyla izole bir vaha beliriyor: "Köy" (The Village) . Nefes nefese ilk rastladığınız insana dehşet içinde o en ilkel soruyu soruyorsunuz: "Burası neresi? Buradan nasıl çıkabilirim?" Aldığınız cevap ise tüylerinizi ürpertiyor: "Burası Köy. Çıkmak mı? Başka bir yer yok ki!" Patrick McGoohan'ın 1967 tarihli kült klasiğinin 2009 yılında Bill Gallagher tarafından AMC için yeniden yorumlanan m...

Felsefe ve Yapay Zeka #3: Bireysel Bilgelikten Toplumsal Bilgeliğe — Erdemli Bireyden Kolektif Akla

Felsefe, Etik ve Toplumsal Dinamikler • Bölüm #3 Bireysel Bilgelikten Toplumsal Bilgeliğe: Yapay Zeka Çağında Erdemli Bireyden Kolektif Akla İçinde bulunduğumuz yüzyıl, insanlık tarihinin en hızlı ve en yoğun bilgi patlamasına tanıklık ediyor. Birkaç saniye içinde kütüphaneler dolusu bilgiyi sentezleyen büyük dil modelleri, saniyede trilyonlarca işlem yapan silikon çipler ve hayatımızın her alanını saran otonom algoritmalar... Her gün biraz daha güçlü bir "Zeka" (Intelligence) ile kuşatılıyoruz. Ancak insanlık tarihinin en kadim paradoksu bugün tüm çıplaklığıyla karşımızda duruyor: Bilgi ve zekanın zirve yaptığı bu çağda, neden "Bilgelik" (Wisdom) konusunda bu kadar yoksul ve savunmasızız? Bir önceki yazımızda, çoğunluğun yanılgısını ve yapay zekanın popüler insan tercihlerine göre optimize edildiğinde nasıl bir algoritmik vasatlığa (RLHF tuzağı) sürüklendiğini incelemiştik. Teşhisimiz açıktı: Kalabalıkların körce birbirini taklit ettiği...

Felsefe ve Yapay Zeka #2: Birey, Çoğunluk ve Toplumsal Bilgelik — 2018'deki 'Çoğunluk Neden Hep Yanılır?' Yazısından Algoritmik Vasatlığa

Felsefe, Birey ve Toplumsal Bilgelik • Bölüm #2 Felsefe, Birey ve Toplumsal Bilgelik: 2018'deki 'Çoğunluk Neden Hep Yanılır?' Yazısından Algoritmik Vasatlığa (RLHF) 2018 yılının Ağustos ayında, bu blogda insan doğasının ve toplumsal dinamiklerin en hassas yaralarından birine parmak basarak "Çoğunluk Neden Hep Yanılır?" başlıklı bir yazı yayınlamıştım. O gün kaleme aldığım temel tez şuydu: Toplumsal normlar ve yazılı olmayan mahalle baskıları bireyin üzerinde öyle ağır bir tahakküm kurar ki; birey kendi aklını ve vicdanını çoğunluğun konforlu uyuşukluğuna feda eder. Oysa kadim bilgelik geleneklerinden tarihteki büyük ahlaki kırılmalara kadar her derin öğreti aynı gerçeği fısıldar: Bir fikrin kalabalıklarca benimsenmiş olması, onun doğru, adil ya da bilgece olduğunu asla kanıtlamaz. Aradan geçen sekiz yılda dünya silikon tabanlı bir zeka devrimine uyandı. Bugün milyonlarca insan sorularını kütüphanelere ya da bilge insanlara değil; yapay...