Felsefe ve Yapay Zeka #2: Birey, Çoğunluk ve Toplumsal Bilgelik — 2018'deki 'Çoğunluk Neden Hep Yanılır?' Yazısından Algoritmik Vasatlığa
Felsefe, Birey ve Toplumsal Bilgelik • Bölüm #2 Felsefe, Birey ve Toplumsal Bilgelik: 2018'deki 'Çoğunluk Neden Hep Yanılır?' Yazısından Algoritmik Vasatlığa (RLHF) 2018 yılının Ağustos ayında, bu blogda insan doğasının ve toplumsal dinamiklerin en hassas yaralarından birine parmak basarak "Çoğunluk Neden Hep Yanılır?" başlıklı bir yazı yayınlamıştım. O gün kaleme aldığım temel tez şuydu: Toplumsal normlar ve yazılı olmayan mahalle baskıları bireyin üzerinde öyle ağır bir tahakküm kurar ki; birey kendi aklını ve vicdanını çoğunluğun konforlu uyuşukluğuna feda eder. Oysa kadim bilgelik geleneklerinden tarihteki büyük ahlaki kırılmalara kadar her derin öğreti aynı gerçeği fısıldar: Bir fikrin kalabalıklarca benimsenmiş olması, onun doğru, adil ya da bilgece olduğunu asla kanıtlamaz. Aradan geçen sekiz yılda dünya silikon tabanlı bir zeka devrimine uyandı. Bugün milyonlarca insan sorularını kütüphanelere ya da bilge insanlara değil; yapay...