Felsefe & Şehir • Bağımsız Deneme Oltanın Ucundaki Şehir: İstanbul'da Balıkçılık, Sabır ve Akıntıya Karşı Düşünmek Galata Köprüsü'nden sarkan misinalar, Boğaz'ın görünmeyen alt akıntısı ve beklemenin unutulmuş erdemi üzerine... Sabahın altısı. Galata Köprüsü'nün korkulukları boyunca yan yana dizilmiş onlarca olta, Haliç'in kurşuni suyuna doğru eğiliyor. Emekli bir öğretmen, işe yetişmeden önce yarım saat çalan bir kurye, termosundan çay dolduran bir baba ve oğlu... Aralarında ortak hiçbir şey yokmuş gibi görünen insanlar, aynı sessizlikte birleşmiş. Arkalarından tramvay geçiyor, vapur düdükleri yankılanıyor, martılar çığlık atıyor; ama onların bütün dikkati, suya dalan ince bir misinanın ucunda. Dışarıdan bakan biri için bu sahne bir "boş vakit geçirme" tablosudur. Oysa bir şehrin ruhunu anlamak isteyen için köprüdeki bu insanlar, İstanbul'un en eski ve en sessiz felsefe okuludur. "Ağlar çekilir dalyan...
Bir Makinacının anıları...